Ve umut ettikleriniz, bir çığ gibi düşer üzerinize…
Siz kaçarsınız, o durmaksızın hızlanarak koşar ardınızdan…
Oysa ki öylece durup! onu bekleyebilenlerden olmak , gelecek sonu kabullenmek demek değildir.
Bir cesarettir ki; göze aldığınız şey sizi sonsuza kadar yüceltir…
Değil mi ama? Ne beklediğinizi bilmek en güzelidir…
Bazen gideni döndüremediğiniz gibi, yapacak birşeyiniz de yoktur…
Pişmanlık, sadece vicdanınızın size oynadığı tek perdelik bir oyundan ibarettir ki,
Seyircisi tek siz olmakla beraber koca bir hiçin ortasında bırakır,
Öyle ki omzunuza yaslı, koklarken aşk kokulu saçlarını,
Hayalini kurduğunuz o sıcacık sevgi oyunlarını ararsınız ,
ilk işlediğiniz cinayetin şaşkınlığında…
O suça ortak etmişsinizdir bir kere kendinizi,
Sonuna kadar da gitmek isterseniz, pek tabi ki bir şaşkınlığınız kalmayacaktır zamanla..
Yine de karar sizindir,
Öylece durup bekleyebilecek misiniz?
Yoksa, Kaçacak mısınız?
Ana Sayfa
Zırvalar
Eleştiri - Yorum
Deneme - Makale
FotoBlog